Özgür Özel Hatay'da: 40 milyar dolar deprem vergisi toplayacaksın, o gece hazırlıksız yakalanacaksın
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+)
Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle CHP’nin başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 82’ncisi Hatay’ın Defne ilçesinde yapıldı.
“Son seçimde Hatay’da hatalar yaptık”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel miting alanında yaptığı konuşmada, “Son seçimlerde Hatay'da talihsizlikler yaşadık, hatalar yaptık ve 31 Mart zafer gecesinde elimizde olan tüm belediyeleri kazanırken, üstüne büyükşehirler kazanırken, 21 il kazanırken, Türkiye’nin yüzde 65'ini kazanırken maalesef Hatay'ı kaybettik. Hatay'ın bize en çok ihtiyacı olan zamanda; evet, çok küçük bir farkla, evet, hileyle irade çalındı ama oraya kadar bırakmamak lazımdı. Açık farkla, bütün Türkiye'de olduğu gibi kazanmak lazımdı. Hatay'ı duyduk, kusurumuzu bildik. Bundan sonrası için, ilk seçimde Hatay'ı bir daha bırakmamak üzere Hatay'a sarılmaya geliyoruz” dedi.
Özgür Özel, Can Atalay’ı andı
Konuşmasında, Hatay’ın seçilmiş TİP Milletvekili tutuklu Can Atalay’ı da anan Özgür Özel, “Hatay’da seçildiği halde görevine getirilmeyen birisi var. Hatay Milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen Silivri Cezaevinde tutuluyor. Şu kadarını söylemek isterim: Kimi tutuyorlar? Hataylının seçimde sandıkta oy verip 'beni o temsil etsin' dediği kişiyi tutuyorlar. Bunu nerede yapsanız ayıptır; ama Hatay’da yapmak, dünyanın gözü önünde Hatay’da yapmak en büyük demokrasi ayıbıdır. Can Atalay’ı selamlıyorum. Buradan ona oy veren tüm Hataylıları selamlıyorum. Buradan hangi parti olursa olsun sandığa gidip oy veren bütün Hataylıları selamlıyor, sandığa direnenlere yazıklar olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
"Herkes ağzından çıkan lafa dikkat edecek"
Özel sözlerine şöyle devam etti:
“Değerli Hataylılar, 6 Şubat 2023’te tarihimizin en acı günlerinden birini yaşadık. 53 bin 537 canımız resmi kayıtlara, rakamlara göre, 24 bin 147’si Hatay’da olmak üzere hayatlarını kaybettiler.
Maalesef geçtiğimiz günlerde buraya bir tören vesilesiyle gelen Sayın Erdoğan, o dönemde verilen emekleri hiçe saydı. Cumhuriyet Halk Partisine 'deprem turistleri' dedi, 'geldiler turistik gezi yaptılar' dedi. Hadi bizi bırakın, on binlerce belediye çalışanımızın emeğini Hatay biliyor mu?
Bu emeği görmeyen ve çok kötü bir dille 'yapılanları ben yaptım, yapılmayanları onlar yapmadı, devletin yaptığını partisine yazan, milletin katkısını görmeyen, parti ayırmayan anlayışımızı o süreçteki maalesef örnek almak yerine tam aksini yapan bir anlayışla karşı karşıyız. Ben buradan şunu söylemek istiyorum: 21 yıl tek başına iktidar olacaksın, vatandaştan 3 trilyon dolar vergi toplayacaksın, 40 milyar dolar deprem vergisi olacak ve o gece geldiğinde memleket hazırlıksız olacak, yerle bir olacak ve bundan senin dışında herkes sorumlu olacak. Herkes sorumluluğunu bilecek, ağzından çıkan lafı dikkat edecek.”
"Parayla olmaz, panoyla olmaz, brandayla olmaz…"
Özel şunları söyledi:
“Öyle bir para topladılar ki; 3 trilyon dolar. İnanılmaz bir vergi. 40 milyar dolar sadece deprem vergisi. Peki, depreme hazırlık için ne yaptılar? Sekiz tane imar affı. İmar affını çıkaran onlar; haksız yere düzenlemeler yaptıklarında ona itiraz eden mahalleleri, efendim onlar yüzünden kentsel dönüşüm, rantsal dönüşüm yapıp mahallenin itirazını duymayanlar çıkardığı imar affına değil; gidiyorlar filanca zamanda şu mahalledeki itirazları dile getirip ölen insanları suçladılar.
Ve bu afeti yaşadığımızda vatandaş günlerce enkaz altında bağırdı. O sesler hepimizin kulağında 'sesimi duyan var mı?' diye ama sesini duyan olmadı. Kahraman ordumuz üç gün, üç gün kışlada görev bekledi, üç gün meydana çıkamadı. Diğer taraftan afetle mücadelenin güçlenmesi için yapılan işler ve alınan sorumluluklarda; Hatay’a gelen, 11 ile gelen dünyanın dört bir yanından, Türkiye’nin tüm kurumlarından, tüm belediyelerinden burada mücadele edenlere; ölümü göze alıp o yıkıntıların, enkazların altında bir canı kurtarmak için günlerce kendini helak edenlere; hangi siyasi görüşten olursa olsun taş üstüne taş koyanlara helal olsun, haklarını helal etsinler, hepsine müteşekkiriz.
Millet yardım beklerken IBAN gönderen bunlardı. Millet sokaktayken parayla çadır satan bunlardı. İşte Erdoğan, öyle brandayla, panoyla, devlet gücüyle, devlet memurunu meydana dizmeyle olmaz. Parayla olmaz, panoyla olmaz, brandayla olmaz; yürekle olur bu işler.”
Erdoğan çıktı ve dedi ki: 'Devlet sözü veriyorum, milletime devlet sözü veriyorum. Bir yıl içinde 650 bin konutu biz teslim ederiz.' Millet öyle takdir etti, kendisine görev verildi. Bir yılın sonunda sözünün yüzde 2,7’sini, iki yılın sonunda sözünün yüzde 30’unu, üç yılın sonunda sözünün yüzde 70’ini tutabildi. Şimdi gelmiş 'ben bu evleri veririm' deyince 'veremezsin' diyorlardı. 'Veremezsin' diyen olmadı; 'bir yıl içinde veremezsin' diyen oldu. 'Parayla satman doğru değil, afet evlerini devlet yapsın' diyen oldu. O gün 'ben bu evleri bir yılda yapacağım' deyip bir yıl sonunda yüzde 97'yi, iki yıl sonunda yüzde 70'i, şu an bile yüzde 30'u evine sokamamış olanlar; 650 bin söz verip 455 bini üç sene sonra övünç vesilesi yapmaya çalışanlar... Ve şu anda 11 ilde, diğer illerle birlikte 271 bin kişi konteynerda yaşarken; Hatay’da, Hatay’da 155 bin kişi konteynerla yaşarken brandayla, taşımayla ve devlet gücüyle buraya gelip de atana tutana cevabımız: Hadi oradan!
Bugün 155 bini Hatay’da, deprem geçiren 11 ilde 271 bin kişi konteynerdadır. Bugün yaptıkları konuşmalarda konutların bedava değil parayla verildiğini gizlemektedirler. İnsanlara boş senetler imzalattıklarını; 170 metrekare evi yıkılana 70 metrekarelik ev verdiklerini... Doğru mu bu?”
“Sudan siyaseti bırak”
“Erdoğan’a sesleniyorum” diyen Özel, “Sudan siyaseti bırak! Ankara’nın suyunu diline dolayarak iktidara tutunamazsın. Gerçek siyaset sokağı duyarak yapılır. Hatay’ı duyuyorum; sen de duyuyorsan bu hafta bu sorunları çözelim diyorum. Hadi bakalım” şeklinde konuştu.
"Deprem davaları adalet arıyor"
Özel, “Hâlâ kayıpları olanlar var. Bir tanesi de il yöneticimiz Sayın Ayhan Kıt örneğin; o kızını, torununu, damadını arıyor. Ayhan Bey gibi dünya kadar Hataylı’nın derdi bu. Onlar 'hiç olmazsa bir mezarımız olsun' diyor. Kayıplarını bulanlar adalet peşinde; deprem davaları üç yıldır adalet arıyor. Bina çürük, kolon kesik, kamu görevlisi göz yummuş; ama adalet süreci, yargı süreci sağlıklı ilerlemiyor. Sorumlu görevliler yargıdan kaçırılıyor. İdarenin kusuru yüzde 25 ile sınırlanıp hak arama mücadelesine ket vuruluyor. Daha geçtiğimiz hafta, eğer sizin isyanınız olmasaydı, milletvekillerinin tepkisi olmasaydı; af kanununun içine deprem aflarını da sokacaklardı” dedi.
“Hatay aynı zamanda bir tarım kenti” diyen Özel, “Amik Ovası perişan durumda. Eskiden 1 kilo pamuk satıyordun, 2,5 litre mazot alıyordun. Şimdi 2,5 kilo pamuk satıyorsun, 1 litre mazot alamıyorsun. Ovadan bereket fışkırıp kente bereket akması gerekirken maalesef orada da yoksulluk ve sefalet yaşamını sürüyor, hüküm sürüyor” ifadelerini kullandı.