KESK’ten TÜİK verilerine tepki: Yoksulluk gerçek, rakamlar sahte
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+)
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verilerine tepkiler çok sayıda kentte TÜİK binaları önünde yapılan açıklamalarla sürdü. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve bağlı sendikalar, açıklanan oranların “çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan gerçek enflasyonla ilgisi olmadığını” belirterek ek zam, toplu sözleşmenin yenilenmesi ve grev hakkı talebiyle 14 Ocak’ta iş bırakma çağrısı yaptı.
TÜİK’in 2025 aralık verilerine göre TÜFE yıllık yüzde 30,89, aylık yüzde 0,89 olarak açıklanırken; SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı yüzde 12,19, memur ve memur emeklilerinin zam oranı ise yüzde 18,60 oldu. KESK, eylemlerde bu artışların ücretlerdeki erimeyi durdurmadığını vurguladı.
Ankara: TÜİK önünde siyah balon ve “fener” eylemi
Ankara’da TÜİK binası önünde toplanan KESK üyeleri “Yoksulluk gerçek, rakamlar sahte”, “Gelirde adalet, vergide adalet istiyoruz” sloganları attı. Eylemde temsili olarak siyah balon patlatıldı; ardından “karanlığı aydınlatmak” vurgusuyla fenerler yakıldı. Bir KESK üyesi, “Gerçek rakamları açıklayacak bürokratlar arıyoruz, modern Diyojenler olarak artık fenerlerle arıyoruz” dedi.
KESK Ankara Şubeler Platformu’ndan Mehmet Aydoğdu ise Diyojen göndermesiyle, “Diyojen bugün yaşasaydı fenerini saray kapılarında yakmazdı… Karanlık artık oralarda saklanıyor. Diyojen bugün yaşasaydı fenerini üzerinde TÜİK yazan bir binanın kapısında yakardı” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasını okuyan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, yoksullaştırma politikalarının milyonları etkilediğini söyleyerek, “Maaşlarımız her ay erirken yoksulluğumuz günden güne arttı” dedi. Karagöz, “Bu ülkede yaşayan herkes TÜİK verilerinin yaşadığımız gerçek enflasyonla ilgisi olmadığını biliyor” diyerek, farklı enflasyon ölçümlerini hatırlattı: “İTO’ya göre yıllık enflasyon yüzde 37,68, ENAG’a göre yüzde 56,14. Soruyoruz: TÜİK’in enflasyonu mu gerçek, yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı?”
Karagöz, “Bu ülkenin emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynak vardır ama kaynaklar halka değil faiz, teşvik ve garantilere aktarılıyor” diyerek 2026 bütçesine ilişkin eleştirilerini sıraladı. Açıklamanın sonunda 14 Ocak’ta iş bırakma kararını duyurdu.
İzmir: TÜİK’in sahte verileriyle yoksullaştırılıyoruz
İzmir’de Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şubesi üyeleri, TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. “TÜİK’in enflasyon rakamları yalan, yoksulluk ise gerçek” pankartı taşınırken, “Sefalete teslim olmayacağız”, “Sermayeye değil emekçiye bütçe” sloganları atıldı.
BES İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin, 2025’in “zamlarla ve yoksullaştırma politikalarıyla” geçtiğini belirterek, “Ülkeyi yönetenler çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon diye açıkladı; maaş artışlarımızı bu verilerle sınırladılar” dedi.
Çetin, TÜİK’in açıklamasına karşı farklı verileri hatırlattı: “İTO 4 gün önce yıllık enflasyonu yüzde 37,68 olarak açıkladı. ENAG verilerine göre yıllık yüzde 56,14.” Asgari ücret artışının resmi enflasyona göre bile yetersiz kaldığını söyleyen Çetin, “TÜİK verileri temel alınsaydı asgari ücretin 32 bin 165 TL olması gerekiyordu” diyerek kayıp hesabı yaptı.
Açıklamada “Bu kölelik düzenine, sefalete alışmadık, alışmayacağız” denilerek, “14 Ocak’ta üretimden gelen gücümüzü kullanacak, iş bırakacağız” çağrısı yinelendi.
Adana: Yoksulluk kader değil, siyasi tercihtir
Adana’da KESK, Devrimci Emekliler Sendikası, Emekliler Dayanışma Sendikası ve Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri İnönü Parkı’nda toplanarak TÜİK binası önüne yürüdü. Yürüyüşte “Hayaller TÜİK, Gerçekler Sefalet”, “Yoksulluk kader değil, siyasi tercihtir” dövizleri taşındı.
KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Cudi İmrek, TÜİK verilerinin “mutfaktaki yangını” gizlediğini söyledi. İmrek, “Bu veriler milyonların yoksullaştırılmasını meşrulaştırmak için kullanılıyor” diyerek, resmi rakamlarla hayat pahalılığı arasındaki farkın “emeğin cebinden çalınan” bir sonuç yarattığını dile getirdi.
İmrek, “Zam değil, alım gücü kaybı” vurgusu yaparak, ücret artışlarının “ulaşım, sağlık, vergi ve harç zamlarıyla” geri alındığını söyledi. Açıklamada 14 Ocak’ta iş bırakma çağrısı tekrarlandı.
Emekli örgütleri adına konuşan Uğur Akpolat ise emekli aylıklarındaki artışların reel olarak erime anlamına geldiğini belirterek, “Bu tablo basit bir geçim sıkıntısı değil, planlı ve programlı bir sosyal cinayettir” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır: TÜİK yalanlarına teslim olmayacağız
Diyarbakır’da KESK Şubeler Platformu TÜİK önünde açıklama yaptı. Eyleme DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya da katıldı. Açıklamada, TÜİK’in verilerinin halkın yaşadığı hayat pahalılığıyla örtüşmediği vurgulandı.
BES Diyarbakır Şube Kadın Sekreteri Güneş Özel, toplu sözleşmelerde Merkez Bankası tahminlerinin esas alındığını belirterek, “Son iki yılda maaşlarımız en az yüzde 20 eridi” dedi. Özel, “Buradan soruyoruz: TÜİK’in enflasyonu mu gerçek, yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı?” ifadeleriyle tepki gösterdi.
Açıklamada, asgari ücretli, emekli ve kamu emekçilerinin kayıp yaşadığı; yıl başı itibarıyla ulaşım, sağlık ve vergi artışlarının maaş zamlarını aştığı vurgulandı. KESK, 14 Ocak’ta iş bırakma kararını burada da yineledi.
Dersim: Sefalete alışmadık, alışmayacağız
Dersim’de KESK Şubeler Platformu Yeraltı Çarşısı üzerinde basın açıklaması yaptı. Platform adına konuşan BES Dersim Şube Başkanı Sinan Ulu, TÜİK’in verilerinin “yaşanan gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını” söyledi.
Ulu, asgari ücret artışının resmi enflasyonun bile altında kaldığını, kamu emekçilerinin ise yeni yıla sınırlı bir artışla girerken ulaşıma, sağlığa, kiraya ve vergilere yüksek oranlarda zam geldiğini hatırlatarak “Maaşlarımız eriyor, yoksulluğumuz büyüyor” dedi.
Açıklamada, bütçe kaynaklarının halka değil sermayeye aktarıldığı vurgulanarak, insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli iş ve grev hakkını içeren gerçek bir toplu pazarlık sistemi talep edildi.
14 Ocak’ta iş bırakma
KESK ve bağlı sendikalar, birçok kentte yapılan açıklamalarda ek zam, toplu sözleşmenin yenilenmesi ve grev hakkı talebiyle 14 Ocak’ta ülke genelinde iş bırakacaklarını duyurdu. Açıklamalarda, çağrının yalnızca kamu emekçilerine değil, geçim sıkıntısı yaşayan tüm kesimlere yönelik olduğu vurgulandı.
Trabzon’da KESK’e bağlı sendikalar, enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından Türkiye İstatistik Kurumu Trabzon Şubesi önünde basın açıklaması yaptı. KESK Trabzon Şubeler Platformu adına konuşan BES Şube Başkanı Ayhan Kanber, TÜİK verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığını belirterek, maaş artışlarının kira, gıda ve ulaşım zamları karşısında eridiğini söyledi.
Açıklamada, ENAG’ın yıllık enflasyonu yüzde 56,14 olarak açıkladığı hatırlatılırken, kamu emekçilerinin ve emeklilerin yoksulluğa itildiği vurgulandı. Devrimci Emekliler Sendikası Trabzon Şube Başkanı Dilek Fidan da “kök aylık” uygulamasına dikkat çekerek milyonlarca emeklinin sıfır zam riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Açıklamada, 14 Ocak’ta yapılacak iş bırakma eylemine destek çağrısı yapıldı.
Antalya
KESK Antalya Şubeler Platformu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı enflasyon verilerine tepki göstererek Defterdarlık önünde basın açıklaması yaptı.
KESK adına konuşan Dönem Sözcüsü Devrim Mol, TÜİK verilerinin çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan hayat pahalılığını yansıtmadığını belirtti.
Açıklamada, asgari ücretli, emekli ve kamu emekçilerinin maaşlarının hızla eridiği vurgulanarak “Bu sahte enflasyonla yoksulluğa mahkûm ediliyoruz” denildi. KESK, 14 Ocak’taki iş bırakma çağrısını Antalya’dan da yineledi.
Kayseri: Bu düzen bizi sefalete alıştırmak istiyor
KESK Kayseri Şubeler Platformu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı enflasyon verilerine tepki gösterdi. Açıklamada, TÜİK’in resmi rakamlarının halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığıyla örtüşmediği vurgulandı.
KESK, sahte enflasyon verileriyle maaşların eritildiğini, asgari ücretli, emekli ve kamu emekçilerinin yoksulluğa mahkûm edildiğini belirterek ek zam ve toplu sözleşmenin yenilenmesi çağrısı yaptı. KESK Kayseri, 14 Ocak’ta iş bırakacaklarını duyurdu.
Mersin
Mersin KESK Şubeler Platformu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine tepki göstererek Maliye Ana Hizmet Binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı BES Mersin Şube Başkanı Doğan Yarlıgaş okudu.
Yarlıgaş, 2025’in kamu emekçileri, emekliler ve asgari ücretliler için “kâbus yılı” olduğunu belirterek, TÜİK verilerinin çarşı ve mutfaktaki gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıklamasına karşılık ENAG’ın yüzde 56,14 verisini hatırlatan Yarlıgaş, maaşların bu “sahte rakamlarla” eritildiğini ifade etti.
Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, kamu emekçilerinin ise 2026’ya fiilen yüzde 12,5 zamla girdiğini belirten Yarlıgaş, artan kira, gıda ve ulaşım giderlerinin maaş artışlarını aştığını vurguladı. Açıklama, insanca yaşam ve güvenceli iş talebiyle sona erdi.
KESK Bursa Şubeler Platformu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini TÜİK önünde protesto etti.
‘Gerçekleri açıkla emeğimizle oynama’ diyen KESK üyeleri TÜİK önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamayı BES Bursa Şube Başkanı Uğur Canavar okudu.
İğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile geçen bir yılı, 2025 yılının geride bırakıldığını belirten Canavar, “Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 Milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı. Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri ile sınırladılar. Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler” dedi.
“Milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler”
TÜİK’in enflasyonu mu yoksa emekçilerin yaşadığı hayat pahalılığının mı daha gerçekçi olduğunu soran Canavar şunları söyledi; “Hükümet sözcüleri ‘enflasyon düştü’ diyor. Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü? 2024 yılını ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi. Ama emeklileri kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler. On binlerce emekliyi ucuz otel köşelerinde, otogarlarda yaşamaya sürüklediler. 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Çağdaş dünya ülkelerinde asgari ücret hesabında, işçinin ailesinin giderleri de temel alınıyor. Ama 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan edenler asgari ücreti belirlerken işçinin tek başına temel giderlerini dahi yok saymıştır. Her iki işçiden birinin aldığı asgari ücret tarihimizde ilk defa Kasım ayı açlık sınırının dahi altında kalmıştır. 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar.”
BES Bursa Şube Başkanı Uğur Canavar taleplerini şöyle sıraladı:
En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarıldığı;
İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret,
Güvenceli istihdam- güvenli gelecek,
Demokratik- adil bir çalışma yaşamı,
Halktan yana bir kamu hizmeti,
Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi (Bursa/Evrensel)