Vergi rekortmeni holdingler değil, aile hekimleri
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+)
İstanbul — Vergide adalet talebiyle 14 aydır süren eylemlerini sürdüren birinci basamak sağlık emekçileri, ikinci yıllarına girerken Mahmut Şevket Paşa Aile Sağlığı Merkezi önünde bir kez daha ses yükseltti. İstanbul Tabip Odası (İTO), Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın çağrısıyla yapılan eylemde, vergi politikalarına ve sağlıkta dönüşüm uygulamalarına tepki gösterildi.
"Eziyet yönetmeliği değil, vergide adalet istiyoruz" diyen sağlık emekçileri, "Vergi oranı üst sınırı yüzde 15 olana dek her çarşamba süresiz eylemdeyiz" pankartı açtı. Eylemde "Vergide adalet istiyoruz", "Toplanan vergiler halkın refahı için harcanmıyor", "Şehir hastanesi işletenden 0 vergi, hastanede çalışandan yüzde 35 vergi" yazılı dövizler taşındı. Sağlık emekçilerine mahalle sakinleri ve emekliler de destek verdi.
“Vergi rekortmeni olan biziz”
Ortak basın açıklamasını İTO Aile Hekimliği Komisyonu Üyesi Dr. Turan Karakaş okudu. Açıklamada, bugün eylemlerinin 54'üncüsünü gerçekleştirdiklerini hatırlatan Karakaş, "Bugün 21 Ocak 2026. İkinci yılımızda, 54'üncü kez Aile Sağlığı Merkezlerimizden gelirde ve vergide adalet talebimizi dile getiriyoruz. Mahallelerimizde emeklilerle, işçilerle, yurttaşlarla yan yanayız" dedi.
Türkiye'nin dört bir yanındaki Aile Sağlığı Merkezlerinin "vergi rekortmenleriyle dolup taştığını" belirten Karakaş, "Vergi rekortmeni olanlar bankalarda milyarlarca lirası olanlar, holding patronları, masada bahşiş bırakacak kadar kazananlar değil. Ayın ortasını getiremeyen mahalle sakinlerimiz, emeklilerimiz, asgari ücretliler ve biz aile hekimleriyiz" diye konuştu.
Yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığına dikkat çeken Karakaş, "Toplam geliri 400 bin lira olan çalışandan yüzde 25 vergi kesiliyor. Milyarderler türlü yollarla vergi ödemezken, faizden günde 100 bin lira kazananlardan yüzde 15 vergi alınıyor. Aile Sağlığı Merkezi çalışanı ise iki ay sonra yüzde 20, altı ay sonra yüzde 27 vergi ödemeye başlıyor. Ocak ayında verilen zam, Mart ayında eriyip gidiyor" ifadelerini kullandı.
“Vergiyle yoksullaştırıldık”
İki yıldır "vergide ve gelirde adalet" talep ettiklerini vurgulayan Karakaş, uygulanan ekonomi politikalarının emekçileri daha da yoksullaştırdığını söyledi. "Bu iki yılda paradan para kazananlar daha da zenginleşirken, üretenler, çalışanlar, sağlığı ayakta tutanlar giderek daha da yoksullaştı" diyen Karakaş, Hazine ve Maliye Bakanlığı politikalarına sert eleştiriler yöneltti.
Toplanan vergilerin halkın ihtiyaçları için kullanılmadığını belirten Karakaş, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunları şöyle sıraladı: "Hastanelerden aylarca randevu alamıyorsak, Aile Sağlığı Merkezlerinde saatlerce bekleyip doktora beş dakika ayırabiliyorsak, ilaca paramız yetmiyorsa bunun nedeni vergilerimizin halk için değil, bir avuç zenginin servetini büyütmek için harcanmasıdır."
“Aşı alınmadı, bedelini halk ödüyor”
Son bir aydır devam eden grip salgınına da dikkat çekilen açıklamada, aşının piyasada olmasına rağmen kamunun yeterli alım yapmamasının sonuçlarının bugün yaşandığı belirtildi. "Sadece bir Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarından toplanan vergiyle tüm mahallenin ihtiyacı olan aşı fazlasıyla alınabilirdi" denildi.
Emekli maaşlarının açlık sınırının bile altında kaldığına işaret eden Karakaş, "Vergilerimiz bizim için kullanılsa, 20 bin lira emekli maaşından ilaçlar için binlerce lira kesilmezdi. Okullarda çocukların önüne bir tas çorba konabilirdi" dedi.
“Vergilerimizi bizim için harcayın”
Açıklamada talepler net biçimde sıralandı:
Vergiler özel hastanelere teşvik için değil, halk sağlığı için harcansın,
Çocuklar için kreş ve okul yatırımları yapılsın,
Faiz gelirlerinden düşük, emek gelirlerinden yüksek vergi alınmasın,
Yoksulluk sınırının altında çalışanlardan yüzde 35 vergi kesilmesin.
Karakaş, "Vergide ve gelirde adalet sağlanmadan toplumun sağlık hakkı korunamaz. Mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
Halktan destek: Artık nefes alamıyoruz
Eylemde Okmeydanı halkı adına Eyüp Hüseyin Hançer söz aldı. Emekliler ve yaşlılar olarak derin bir yoksulluk içinde yaşadıklarını ifade eden Hançer, "Bizler bu mahalle de yaşayan emekli ve yaşlı vatandaşlar olarak derin yoksulluk içinde her şeyimizi kısıtlayarak yaşamaya çalışıyoruz. Birçok hastalıklarımız için hastanelerden aylarca randevu bulamıyor mağdur oluyoruz. Her türlü sağlık sorunlarımız için kolayca ulaşabildiğimiz sorunlarımıza çare bulduğumuz Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarına destek olmak için buradayız" dedi.
"Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarına dayatılan Eziyet yönetmeliği bazı ilaçların yazılmasında yapılan kısıtlamalar ve kısmen paralı hale getirilen raporların hem biz halkın sağlık hakkını, hem de sağlık çalışanlarının haklarını kısıtladığının farkındayız" diyen Hançer, bu yönetmeliklerin iptali için aylardır mücadele yürüten sağlık çalışanlarının yanlarında olduklarını söyledi.
Artan kira, gıda ve ilaç fiyatlarına dikkat çeken Hançer, "Artık nefes alacak halimiz kalmadı. Hastanelerden randevu alamıyor, özel hastanelere yönlendiriliyoruz. Halk olarak sağlık emekçilerinin adalet talebini destekliyoruz" diye konuştu.
Eylem, "Vergide adalet istiyoruz" sloganlarıyla sona erdi. Sağlık emekçileri, talepleri karşılanana kadar her çarşamba Aile Sağlığı Merkezleri önünde eylemlerini sürdüreceklerini vurguladı.
Mersin | ‘Çalışanlar vergi kıskacında’
Mersin'de sağlık emekçileri, ‘Eziyet Yönetmeliği’ne ve ‘adaletsiz vergi sistemi’ne karşı bir kez daha alanlara çıktı. Mersin Sağlık Örgütleri Platformu, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinik Girişi önünde basın açıklaması yaptı.
"Vergide adalet, gelirde adalet istiyoruz", "Haklarımız için buradayız, vazgeçmiyoruz", "Siz yönetemiyorsunuz, biz tükeniyoruz" ve "Eziyet Yönetmeliği geri çekilsin" sloganlarının atıldığı açıklamada sağlık emekçileri, ağır vergi yükü ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekti.
Platform adına açıklamayı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Eş Başkanı Sevgi Başkavak yaptı. Başkavak, yandaş şirketlerin ve sermaye çevrelerinin vergi borçları silinirken emekçilerin yüzde 35'e varan oranlarda vergi kesintilerine maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. "Bugün 21 Ocak 2026. İkinci yılımızda, 54'üncü kez Aile Sağlığı Merkezlerinden gelirde ve vergide adalet talebimizi yükseltiyoruz" diyen Başkavak, "Vergi rekortmenleri milyarlarca lirası olanlar, holding patronları ya da faiz gelirleriyle günde yüz binler kazananlar değil" dedi.
Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların temelinde de bu adaletsiz vergi politikalarının yattığını ifade eden Başkavak, randevu bulamayan hastaları, kalabalık Aile Sağlığı Merkezlerini ve ilaç alamayan yurttaşları hatırlattı; "Bir aydır grip salgını yaşıyoruz. Aşısı var ama satın alınamadığı için halk sağlığı korunamıyor. Oysa sadece bir Aile Sağlığı Merkezinden toplanan vergiyle tüm mahallenin ihtiyacı olan aşı rahatlıkla alınabilirdi" dedi.
Başkavak, emekli maaşlarından ilaç katkı paylarının kesilmesini, okullarda çocuklara bir öğün ücretsiz yemek sağlanamamasını da eleştirdi.