DNA testiyle ortaya çıkan cinsel saldırı
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+)
Zonguldak — Almanya’da yaşayan Zonguldaklı dört kardeş, annelerinin yıllarca cinsel saldırıya maruz kaldığını ve bu saldırı sonucunda dünyaya geldiklerini öğrenerek Türkiye’de yargıya başvurdu. Kardeşler hem Almanya’da hem Türkiye’de yapılan DNA testleriyle, kendilerine yıllarca şiddet uygulayan Celalettin G.’nin biyolojik babaları olmadığını öğrendi.
Leyla (50) ve Döndü G. (47), DNA sonuçlarının ardından aile içinde yıllardır konuşulan ancak üzeri örtülen iddiaların peşine düştü. Kardeşler, 13 yıl önce ölen dedeleri Selahattin G.’nin, annelerine cinsel saldırıda bulunduğunu ve bu saldırı sonucu dünyaya geldiklerinden şüphelendiklerini belirtti. Bu kapsamda soybağının belirlenmesi için mahkemeye başvuran kardeşler, dedelerinin mezarının açılarak DNA testi yapılmasını talep etti.
“Şiddetle, korkuyla büyüdük”
Kardeşler, çocukluklarının sistematik şiddetle geçtiğini, annelerinin de yıllarca ev içi şiddet gördüğünü aktardı. Döndü G, annesinin bir dönem kadın sığınma evine sığındığını, ancak tehditler nedeniyle yeniden eve dönmek zorunda kaldığını anlattı. DNA testlerinden sonra köydeki akrabalarla konuştuklarını belirten kardeşler, çevredekilerin kendilerine “babanız dedeniz” dediğini, bu durumun köyde uzun süredir bilindiğini ifade etti.
“Babalık davası açtık”
Türkiye'de soybağı için dava açtıklarını söyleyen Döndü G, "Babalık davası açtık. Bu konuda da devlet bize yardımcı oldu. Bizi kan vermek için buraya davet etti. Bizim Almanya'da yaptığımız test gibi sonuçlandı. O bizim babamız değil. Bizim tahminimiz; buradaki insanların konuşmasına göre herkes biliyormuş. Bizim biyolojik babamız, dedemiz oluyor. Bize öyle söylenildi. Anneme tecavüz etmiş. Alkol problemi de varmış, içip içip anneme tecavüz etmiş" dedi.
“Annemin mezarının taşınmasını istiyoruz”
Döndü G, annesinin Torlaklar köyü mezarlığında, kayınpederinin hemen önündeki mezara defnedildiğini söyledi. Kendisine kötülük yaptıklarını düşündüğü kayınpederi ile annesinin aynı mezarlıkta olmasını istemediklerini anlatan Döndü G, "Biz annemin mezarının taşınmasını istiyoruz. Eğer ortaya çıkarsa, tecavüzcüsünün yanında yatmasını istemiyoruz. Dava açıldı, süreç devam ediyor. İkinci etapta zaten hakim karar verecek, 'ondan DNA alınsın' diye mezarın açılmasına. Sonuçta biz de soybağımızı bilmek istiyoruz. Bu bizim doğal hakkımız" diye konuştu.
“Bize kötülükten başka bir şey yapmadı”
Leyla G. ise "Bütün hayatım boyunca o savaştığım insan, benim gerçekten babam değilmiş. Onun için bugüne kadar hiçbirimize 'kızım' diye hitap etmedi. Her zaman, annemle beraber yaşadığımız o evdeki son günümüze kadar bize kötülükten başka bir şey yapmadı. Biz bu ilk DNA sonucundan sonra kardeşimle beraber o büyüdüğümüz köye gittik. Herkese teker teker sorduk, bana dediler ki, 'Leyla Hanım sizin DNA testi yapmanıza gerek yok, biz biliyoruz sizin babanız kim.' Ben de sordum, 'Benim babam kim? Bu adam benim babam değilse, kim benim babam?' Bana dediler ki, 'Senin büyükbaban, senin baban.' Almanya'da, o köyde bir sürü şahitlerimiz var bizim. Bunların hepsinin haberleri varmış. Türkiye'de de bütün köy bunu biliyor. Köydekilerden hiçbiri karşımıza çıkıp, bize, 'Bu adam sizin babanız' demediler" dedi.
“Büyükbabamızdan şüpheleniyoruz”
Leyla G, "Öyle şeyler yapılmış ki ağzıma almaya utanıyorum. Biz 4 kardeşiz, en büyükleri benim, 2'nci numara ve 4'üncü numaranın babası kesin kim olduğu belli. Benim ve küçük kardeşimin daha belli değil. Çünkü kanıtımız yok. Bunun için de testler yapılması gerekiyor. Bu da sonraki aşamada olacak. Büyükbabamızdan şüpheleniyoruz. Çünkü kime sorduysak, herkes onu bize tarif etti. Buradaki komşular, herkes bu olayı biliyor; herkes bunu örtbas etti" diye konuştu.
“Annemizi bir an önce buradan çıkartın”
Annelerinin kendisine kötülük yapan biri ile aynı yerde yatmasını istemediklerini söyleyen Leyla G, "Bize sorulmadan annemizi aldılar, buraya defnettiler. Bu şahıs annemize bu kötülüğü yapmış. Yaşarken size kötülük yapan insanın, öldükten sonra yanında yatmak ister misiniz? Bunu hiçbir insan istemez. Annemizi bir an önce buradan çıkartın, biz istiyoruz ki annemiz huzura kavuşsun. Yaşarken gün görmedi, bundan sonra rahat etsin, biz bunu istiyoruz. Başka yere defnedilsin. Biz eğer şimdi susarsak, o diğer insanlardan bir farkımız olmaz" dedi. Diğer yandan kız kardeşlerin, DNA testinden sonra Celalettin G. ile iletişime geçmedikleri ve hiç görüşmedikleri öğrenildi.
Celalettin G. Almanya'da ceza almış
Öte yandan Almanya'da Celalettin G.'nin 10 suç kaydının bulunduğu, ailesine yönelik şiddet eylemlerinden hapis ve para cezası aldığını ve olayların Alman basınına yansıdığını anlatan Nejla G., "Celalettin G. hakkında 2007 yılında bana uyguladığı şiddetten dolayı şikayette bulundum. Limburg Mahkemesi'nde yargılandı, 90 gün para cezası aldı. 2008'de de şiddet ve 'Evini bombayla uçuracağım' gibi tehditlerden dolayı kız kardeşim şikayetçi olunca mahkemeye çıktı. Gazetelere de çıktı. O yargılamada da 3 ay hapis cezası ile 500 euro para cezası verildi. Biz bu insanın psikopat bir canavar olduğunu, bize yaşattığını duyurmak istiyoruz" diye konuştu.
(DHA)